12 Ocak 2012 Perşembe

Evlilikte Cinsel Yaşam ve İlk Gece İlişkisi – İlk Gece

Penis büyütücü



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti

Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir. Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.
Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.
Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.
Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır.
Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.
Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.
O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.
Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır. Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu tanımaya çalışması gerekir.
Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir. Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar . İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır.
Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak ,ilişkiye hazır hale gelecektir.
Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.
Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardır.
Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak , kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acıvermeden açılmaktadır.
İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar 
Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir.
İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş – on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.
Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur.
Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.
Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.
Sağlıklı Cinsel Yaşam Için Neler Yapmalıyız ? 
İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.
Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.
Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.
View the original article here

İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Pazar, Ocak 8, 2012, 2:23İlk Gece4 views

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk i lişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir ,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir.

İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralık larla beş – on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak , rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna in anılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinç altının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur.

Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmed iği bir sırada gebe kalmak , bunun soru mluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar.

Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığı nda ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pe k rahat olmadığı görülmektedir.

Rehber Sitenizin 615 hikayesini yazabilirsiniz.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

Kızlık Zarları Yapısal Olarak Farklılıklar Gösterebilir mi ?



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Pazar, Ocak 8, 2012, 2:19Kızlık Zarı7 views

Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir.

Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen). Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız “adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan” yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır.

Daha detaylı ve tıbbi bir sınıflandırma ise şöyle yapıla bilinir;

Şekline göre Tipik hymenler Halka şeklinde hymen (H. annulare)Yarımay şeklinde hymen (H. semilunare)Dudak şeklinde hymen (H. labiale)Atipik hymenler Deliksiz hymenler (H. imperforatus)Kalbur biçimde hymen (H. cribriformis)Kalbur şeklinde hymen (H. septatus)Kupa kağıdı şeklinde hymenKarakterine göre Deliğin karakteri Serbest kenarın karakteri Düz kenarlıİnce tırtıklı (H denticulaire)Derin çentikli (loblu hymen)Çiçek tacı (H corollaire)Saçaklı (H fronge)KatmerliMukavemetine göre Zayıf Sağlam Lifli (H fibroze)Tendon kıvamında (H tendinoze)Kıkırdağımsı (H kartilajinoze)Elastikiyetine göre Bunları daha anlaşılabilir olması açısından belli başlı sınıflara ayırırsak genellikle görülen 6 şekil ortaya çıkar.

Annuler (halka şeklinde) kızlık zarı en çok rastlanan şekildir.

Semilunar (yarım halka veya esnek) kızlık zarının dıştan içe kalınlığı fazla olmadığı için genelde ilişki sırasında yırtılmaz. Ancak doğum sırasında yırtılır.

Cribriformis (delikli veya elek tarzında) kızlık zarlarının ilişki esnasında yırtılması biraz daha fazla acılı ve zordur.

Carnosus (etli) kızlık zarı ise kalınlığı fazla olduğundan ilişkide kolay kolay yırtılmayan, bazen ufak bir cerrahi müdahale gerektiren, bazende kanaması çok fazla olabilen tipte kızlık zarıdır.

Rehber Sitenizin 615 hikayesini yazabilirsiniz.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

İlk Gece – Erkek – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Ülkemizde erkeğin kadını, kadının erkeği tanıması genellikle, evliliğin ilk gecesinde olur. Her iki cins de ilk geceye yüklü bir heyecan potansiyeli ile girerler. Kolay değildir bu. Bir yanda büyük bir aşk ve o günün yorgunluğu, öte yanda, bu konudaki bilgisizlik ve çoğu yörelerde kapıda bekleyenler…

İlk gecenin serüveni ya da birlikteliğin gelecekteki bütünlüğü, ilk gece odaya adımınızı atar atmaz başlar.

Evliliğin ilk gecesi, hangi koşulda olursa olsun iki taraf için de yüklü bir heyecan potansiyeli altında geçer. Kimi yörelerde bu heyecanın azalması için, erkekler içeri yumruklanarak sokulur. Kimi yörelerde ise dualarla, metafizik güçten yardım beklenir. Kimilerinde ise, alkol ya da ilaç devreye girer.

Herhangi bir cinsel ilişkide heyecan, bilgisizlik, güvensizlik ve korku varsa, cinsel performans düşer, yani başarısızlık kapıdadır. Bu da çiftlerde paniğe neden olur.

Hepimiz çocukluğumuzdan başlayarak çıplaklığa karşı büyük bir baskı ile yetiştiriliriz. Her ne kadar eşimiz, sevdiğimiz kişi de olsa, bilinç altımızda varolan bu baskı ve de utanmadan, kızlar ne kadar tedirgin olurlarsa, aynı oranda erkekler de tedirgin olurlar. Bu tür korku ve baskılardan kadınların çoğu, evliliklerinin daha sonraki yıllarında bile, loş ışıkta, dahası karanlıkta birleşmeyi yeğlerler.

İlk gecenin sihirli anahtarı erkeklerin elindedir ve onların sakin olma durumuna bağlıdır. Genç kızımız, romantik benzetme ile, narin bir kuş gibi heyecanlı ve titreyiş içindedir. O gece hakkındaki kuşkuları güvensizliği ve de korkuları vardır. Erkeklere gelince; onların işi de zordur. Çünkü kadınlar yatağa uzandıklarında, cinsel birleşmenin koşulları oluşmuş demektir.

Ama erkeklerde ereksiyon dediğimiz, yani penisin sertleşmesi olayı sorun yaratabilir. Çünkü bu mekanizma, istem dışı çalışır. Beyinden gelen bir uyarı, bu mekanizmayı ateşleyici rol oynar ama, olayın gerçekleşmesi çok daha karmaşık koşullara bağlıdır.

Heyecan, buna bağlı ereksiyon sorunu yanında, erken boşalma, kızlık zarının erkeğe yansıyan korkuları gibi tüm ayrıntılar, erkeği olumsuz etkiler.

Bundan sonraki işinize yarayacak bilgiler ilk gece başarısı için yaklaşımların ruhsal ve teknik yöntemleri, kadının korkusunu yenmek, kanama olup olmaması gibi, aklınıza gelebilecek ya da gelmeyen tüm ayrıntılar için resimlerle birlikte sunacağımız bilgilerden yararlanıp mutluluğunuza merhaba demek için, sorularımızı yanıtlayarak, sormak istediklerinizi de yazarak bize ulaşabilirsiniz.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

İlk Gece Korkusu – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Aslında konunun anlaşılabilirliği açısından “ilk gece” deyimi yerine “ilk ilişki” deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınların belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.

Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi çok önemlidir. Cinsel ilişki ile ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkta travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır.

Bunda garipsenecek bir durum yok, çünkü kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İLK İLİŞKİ MUTLAKA AĞRILIMIDIR? : Kızlık zarı kadınların %90” ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendisini tümüyle hazır hissettiği durumlarda “ön sevişmeyle” bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, yada çok az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkide alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı oldukça düşüktür.

İLK İLİŞKİDE MUTLAKA KANAMA OLUR MU? : İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde özelliklede vajina giriş bölgesi yeterince ıslanmış ve kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu durumda 100 kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduğundan zar yırtılmasına rağmen kanama gerçekleşmeyebilir.

KIZLIK ZARININ KALIN OLMASI İLİŞKİYE ENGEL MİDİR? : Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleşmeyebilir. Bunu en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendisini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetmeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince ıslanma ve kayganlaşma olmayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır.

Pek az da olsa diğer bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” sebebiyle baş vuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten de kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından küçük bir operasyonla açılması gerekebilir.

ZARIN YIRTILMASINA BAĞLI OLAN KANAMA SÜRESİ : Kızlık zarının yırtılması esnasında yırtık bazen kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon” (kızlık zarının yırtılması) kanaması olarak adlandırılan bu durum genellikle ön sevişmenin yetersiz olmasına rağmen yapılan girişimden kaynaklanmaktadır. Çoğu durumda erkek, kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve yırtık olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur.

Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama yada ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden kanamalarda söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi yada geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur. Anlaşılacağı üzere, tamamen doğal bir olay olması gereken “ilk gece” bazı durumlarda aynı gece yada takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı”na başvurulmasını gerektirebilmektedir.

Kalın kızlık zarı gibi, çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normal dışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette ki yoktur.

İLK GECE ERKEĞE DÜŞEN GÖREVLER :

Başarılı bir ilk gece için kadının yapması gereken; eşine hazır olduğu yada hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek de kontrolü kadına bırakmada gönüllü olmalıdır.

Erkek ise kadının kendisinden farklı doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır.

Daha sonraki ilişkilerinin aynısı olabilecek ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı ve çok sabırlı olmalıdır.

Kadının ileri cinsel hayatını da göz önünde bulundurarak erkek ilk ilişkide aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

Bunu erkek içinde son derece gerginlik yaratan bir durum olduğu göz önüne alınmalıdır.

Kadının ilk cinsel deneyiminde erkeğin üzerinde düşen görev fazla olacağından, onda da gerginlik ve korku olması normaldir. Erkekler bunun için cinsel ilişkiden sonra “nasıldım ama?” yolunda konuşmalar yapabilir. Ancak kadının ruh halini göz önüne alarak bundan kaçınıp “nasıl hissediyorsun?” şeklinde sorması daha uygun olacaktır.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

İlk Gece Hakkında Merak Ettikleriniz – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Aslında konunun anlaşılabilirliği açısından “İlk gece” deyimi yerine “ilk cinsel ilişki” deyimini kullanmak daha doğru olacak. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.

Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır.

Bunda şaşılacak bir şey yok, zira kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk ilişki mutlaka ağrılımıdır?

Kızlık zarı kadınların %90?ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, “ön sevişmeyle” bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, ya da az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk ilişkide mutlaka kanama olur mu?

İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince “ıslanmış” ve “kayganlaşmışsa” kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduğundan zar yırtılmasına rağmen kanama gerçekleşmeyebilir.

Kızlık zarının çok kalın olması nedeniyle ilişkinin gerçekleşememesi mümkün müdür?

Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince “ıslanma” ve “kayganlaşma” olmayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık zarı yırtılmasına bağlı oluşan kanama ne kadar sürer?

Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) kanaması olarak adlandırılan bu durum genellikle ön sevişmenin yetersiz olmasına rağmen yapılan girişimden kaynaklanmaktadır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve yırtık olması gerekenden daha büyük olmuştur.

Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, ya da ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, ya da geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken “ilk gece” bazı durumlarda aynı gece ya da takibenden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir. Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normal dışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.

Ancak başarılı bir “ilk gece” için kadının yapması gereken eşine hazır olduğu ya da henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

İlk Gece Kabusu – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Polis memuru Murat Göycıncık”ın evlendiği gece intihar etmesiyle başlayan ilk gece sendromuyla ilgili tartışma, dikkatleri bir kez daha cinsel sağlık sorunlarına çevirdi.

İSTANBUL – Sivas Emniyet Müdürlüğü”nde görevli polis memuru Murat Göycıncık”ın evlendiği gece, aşırı heyecan nedeniyle cinsel ilişkiye giremeyerek intihar ettiği iddiaları, cinsel sorunlarla ilgili tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre toplumda evliliğin ilk gecesine abartılı anlamlar yüklenmesi ve bazı gelenekler ile cinsel tabular çitfler üzerinde olumsuz etki yapıyor. Ancak başarıyla tedavi edilebilen cinsel sorunların trajik sonlara neden olmaması için yapılması gereken; profesyonel yardım almak.

Cinsel sorunlar, toplumda her üç kişiden birini etkiliyor. Acıbadem Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi”nin 2001-2005 rakamlarına göre, ortalama 4 yıllık evli olan 543 çift, evlilikleri süresince cinsel birleşmenin hiç olmaması nedeniyle merkeze başvurdu. Bu rakam, toplumdaki cinsel sorunların boyutunu ortaya koymak açısından önem taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Kilis”te evlenen 32 yaşındaki polis memuru Murat Göycıncık”ın gerdek gecesi aşırı heyecan nedeniyle cinsel ilişkiye giremediği ve bu nedenle eşinin gözü önünde beylik tabancasıyla intihar ettiği iddia edildi. Bu olayla bir kez daha gündeme gelen cinsel sorunları, toplumun cinselliğe bakışını ve ilk gece sendromunu Psikiyatrist Doç. Dr. Cem İncesu ile konuştuk. 

Çok sık görülen bu tür cinsel sorunların en önemli nedenleri nelerdir? 
Doç. Dr. CEM İNCESU: Kilis’te yaşanan bu durum, ne yazık ki bizim ülkemizde sık sık gördüğümüz olaylardan sadece biri. Bu olayın özelini tam olarak bilemiyoruz, sizin de dediğiniz gibi böyle bir iddia var. Ancak basında yer aldığı kadarıyla gerçekten ilk geceyle ilgili bir olay gibi duruyor ve biz sık sık böyle olaylarla karşılaşıyoruz.
Toplumda her üç kişiden biri yaşamlarının herhangi bir döneminde herhangi bir cinsel sorun yaşar. İlk gece cinsel birleşmenin olmaması erkekten ya da kadından kaynaklanan nedenlerden olabilir.

Erkekte ereksiyon sağlayamama, kadında vajinusmus denilen sorunlardan kaynaklanabilir. Türkiye’de daha sıklıkla erkeklerden çok kadınlardaki vajinusmus nedeniyle ilk gece cinsel birleşme olmuyor. Vajinusmus, vajinadaki psikolojik kökenli kasılmadır ki bunda ilk gece korkusu çok etkilidir. Bu kadar yaygın olan cinsel sorunların büyük bölümü psikolojik kökenlidir. Ancak organik nedenleri de olabilir. Örneğin, erkeklerde erektil disfonksiyon yani sertleşme sorununda organik nedenlerden söz edebiliriz ki bunlar genellikle penisten kaynaklanan sorunlardır. Bunun dışındaki cinsel sorunlarda psikolojik nedenler ön plandadır.

Kamuoyunda ilk gece sendromu olarak nitelendirilen bu durumu sık sık gördüğünüzü belirtiyorsunuz, bu sorunun görülme oranıyla ilgili bir rakam var mı?

Doç. Dr. CEM İNCESU: Bu konuda tam bildirim olmadığı için istatistiki bir çalışma yok, ancak medyaya yansıyan olaylardan çok daha fazlası olduğunu biliyorum. Çünkü bu tür olaylar bizlere de sık geliyor, medyada daha çok trajik olaylar yer alıyor ancak toplumda görülme oranı çok daha fazladır.

“İLK GECEYE YÜKLENEN ANLAMLAR ÇİFTLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Evliliğin ilk gecesinden, evlenen çiftin dışındaki insanların da bir takım beklentileri oluyor, bu tür sorunların yaşanmasında geleneksel yapının ve özellikle aile bireylerinin beklentilerinin nasıl bir rolü var, cinsel sorunların evliliğin ilk gecesinde daha fazla görülüyor olmasının toplumsal nedenlerinden bahsedebilir misiniz?

Doç. Dr. CEM İNCESU: Bizim toplumumuzda insanların evlendiği ilk geceye hem kadınla hem erkekle ilgili çok fazla anlam yükleniyor ve bunun sonucunda da çok sayıda çift cinsel ilişkiye girememe sorununu yaşıyor. Çünkü Türkiye’de cinsellikle ilgili bu soruna yol açacak bir çok yanlış inanç, değer yargısı ve tabu var. Bunlar toplumda egemen olan yanlışlardır.

Bu bizim toplumumuzda çok yaygın bir sorundur. İlk geceye çok fazla anlam yüklendiği kızlık zarı, bekaret, namus gibi kavramların çok ön planda olduğu, kapıda ailelerin beklediği, hala kanlı çarşaf geleneğinin yaşatıldığı bir toplumdayız. Bütün bunlardan dolayı ilk gece, çiftler için çok fazla bir sıkıntıya ve gerginliğe dönüşüyor ve ilk gece sendromu gelişiyor. Erkek ya da kadının hiçbir sorunu olmasa da o gece bir takım sorunlar çıkabilir ve çıkıyor da.

Organik herhangi bir hastalık yoksa ilk gece yaşanan cinsel sorunlardaki en önemli faktörün psikolojik baskı olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: Kesinlikle en önemli faktör psikolojik baskıdır. Ama burada cinselliğin toplumda algılanış şekli de önemlidir. Evlilik öncesi cinselliğin genel olarak yasaklanması, çiftlerin yeterli cinsel deneyimlerinin hatta bir çok zaman hiçbir cinsel deneyimlerinin olmaması, kadınlarda yasak ve tabular nedeniyle vajinusmus sorunun yer alması gibi etkenler bu ilk gece yaşanan sorunların artmasına neden oluyor.

İlk gece sorun yaşanabilir ama bunun bir intihar gibi trajediye dönüştürülmesi de ayrı bir konu, bu durumu nasıl yorumlarsınız? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: İlk gece ya da sonraki dönemlerde cinsellikle ilgili bir çok sorun yaşanabilir ve bunun profesyonel bir destekle çözümü mümkündür, yapılacak tek şey bir uzmana başvurmaktır. Ancak ilk geceye ilişkin böyle bir sorunun intihar gibi hazin bir durumla sonlandırılması toplumdaki cinsel yasakların, tabuların, baskıların, abartılı ve yanlış beklentilerin ne kadar egemen olduğunu gösteriyor. Yani bu yanlış inançlar, insanların bazen hayatlarına son verecek bir utanç yaşamalarına ve kendilerini çaresiz hissetmelerine yol açabiliyor. Bunun örnekleri toplumda çok fazla var.

Acıbadem Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi”nin rakamlarına göre, 2001 ile 2005 yılları arasında evlilikte cinsel birleşmenin hiç olmaması nedeniyle 543 çift merkeze başvurmuş. Kadınlarda cinsel birleşme kuramamanın yüzde 98 nedenini vajinismus oluştururken, erkerklerde ise neden yüzde 60 sertleşme bozukluğu, yüzde 5 ağır erken boşalma ve yüzde 15 cinsel isteksizlik olarak belirlenmiş.

Cinsel fobi ve obsesyonlar ile eşcinsellik ise evlilikte hiç cinsel ilişkiye girememenin diğer nedenleri arasında yer alıyor. Bu vakaların yüzde 83”ü ortalama 3 aylık bir terapi sonrasında tam olarak düzelme göstermiş ve çiftler düzenli bir cinsel yaşama başlamış. Merkeze başvuranların yüzde 17”si ise çeşitli nedenlerle tedaviyi yarıda kesmiş. 

İlk gece sendromu başta olmak üzere toplum sağlığı açısından önem taşıyan cinsel sorunlarda tedavi seçeneklerinden bahseder misiniz, bu tür sorunlar yaşayanlar nerelere başvurmalılar? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: Tedavi nedene göre değişir, sorun psikolojik kökenliyse çiftler psikoterapiye alınır, uygulanan terapi yöntemleri de kişiye ve soruna bağlı olarak değişir. Eğer sorun organik nedenlerden kaynaklanıyor ise ilaç tedavisi uygulanabilir. Bazen tek bir hapla bu sorunu çözmek mümkün olabiliyor.

Ancak organik nedenlerden kaynaklanan sorunlarda cerrahi tedavi yöntemi de uygulanabiliyor. Böyle sorunları olanlar cinsel işlev bozuklukları ve cinsel işlev alanında özel donanımlı merkezlere ve bu konuyla ilgilenen uzman hekimlere başvurmalılar. Bu konu psikiyatri, jinekoloji ve ürolojiyi ilgilendiren multidisipliner bir çalışmadır.

“CİNSEL SORUNLAR YÜZDE 90 ORANINDA TEDAVİ EDİLİYOR”

Türkiye”de cinsel sorunların tedavisindeki başarı oranının yüz güldürücü nitelikte olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: Cinsel işlev bozuklukları alanında uzmanlaşmış merkezlerde sorun yüzde 90 oranlarında tamamen tedavi edilebilmektedir. Yani bu sorunu yaşayan insanlarımız, bu tür merkezlere başvurduklarında tamamen iyileşip sağlıklı bir cinsel yaşama kavuşacaklarından emin olsunlar. Yani bunun için ölümü düşünmek ve ölüme gitmek, bu sorunu böylesine çaresizlik ve utanç meselesi haline getirmek yerine bir uzmana gitmelerini tavsiye ediyorum.

Bu merkezler daha çok büyük kentlerde toplanmış durumda. Yani Anadolu”da bu sorunu yaşayan insanların işin uzmanına ulaşması biraz zor olabiliyor, bu da sorunların büyümesine ve olumsuz etkilerinin artmasına neden oluyor diyebilir miyiz ve sizce Türkiye”de bu konudaki tedavi merkezleri ve uzmanlar ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte mi? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: Maalesef en önemli sorunlarımızdan biri bu. Konunun uzmanlarının Türkiye”de yeterli sayıda bulunduğunu söyleyemeyiz. Yani uzman klinik ve uzman hekim sıkıntısı çekiliyor. Bu anlamda büyük kentler daha şanslı, özellikle metropoller ama Anadolu bu açıdan bir hayli sıkıntı yaşanıyor ve oralardan bize hala hastalar geliyor.

Bu sorunların aşılması için ne gibi çalışmalar yapılıyor? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: Şu anda mesleki bir dernek olan Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, ÇETAD, Türkiye”de cinsel tedaviyle ilgili uzmanların yetiştirilmesine katkıda bulunuyor. Alanında uzman psikologlar ve psikiyatristler cinsel tedavilerle ilgili eğitim veriyor, sağlık profesyonellerinin eğitimi ve gelişimi konularına eğiliyor, kongreler ve sempozyumlar düzenleyerek eğitim çalışmalarını sürdürüyor.

Cinsel sorunların ölüm nedeni olmaması ve sağlıklı bir cinsellik için vermek istediğiniz son bir mesaj var mı? 

Doç. Dr. CEM İNCESU: İlk gecenin cinsel yaşamımızda bir önemi yok. Hatta tek bir gecenin, tek bir haftanın, tek bir ayın da çok önemi yok. Önemli olan tüm hayat boyunca sağlıklı, mutlu ve doyumlu bir cinsellik yaşamak. Bunun içinde ilk gece veya sonrasında bir takım sorunlar yaşanırsa artık herkes çok iyi bilmeli ki cinsel sorunlar çok büyük bir oranda tamamen tedavi edilebilmektedir.

Bu tür cinsel ilişki kuramama sorunlarının tedavisi son derece başarılıdır. O yüzden hiç utanmadan, ‘Ne olur” diye düşünmeden kendilerini çaresiz hissettiklerinde ümitsizliğe kapılmasınlar ve konuyla ilgili uzmana başvursunlar. Yani bunun için ölümü düşünmek ve ölüme gitmek, bu sorunu böylesine çaresizlik ve utanç meselesi haline getirmek yerine bir uzmana gitmelerini tavsiye ediyorum.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

İlk Gece Ona Asla Bunları Sormayın – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


Pazar, Ocak 8, 2012, 2:28İlk Gece11 views

Erkeklerin ve kadınların birçok açıdan birbirinden farklı olduğu bir gerçek. Mesela erkeklerin nefret ettiği şeylerin başında onlara ardı ardına soru sorulması gelir. Birçok erkek buna katlanamaz ve bu durumdan fazlasıyla sıkılır.

Üstelik onunla başbaşa geçireceğiniz ilk gecede bunu yapıyorsanız erkekleri hiç tanımıyorsunuz demektir. Çünkü siz her ne kadar çok heyecanlı olsanız ve bu gecenin diğerlerinden farklı olmasını isteseniz de o sizinle aynı hisleri paylaşmıyor olabilir. Eğer keyifli ve güzel bir gece geçirmek istiyorsanız onu sorularınızla bunaltmayın.

İşte size onunla ilk gecenizde asla sormamanız gereken sorular; 

Şimdiye kadar kaç kadınla yattın?
Çocukları sever misin?
Birbirimizi tekrar ne zaman göreceğiz?
Popomda selülit var mı sence?
Beni güzel buluyor musun?
Seks yaparken, bazen başka kadınları düşünür müsün?
Seks senin için ne kadar önemli?
Işığı kapatsak nasıl olur?
Sana kedicik diye hitap edebilir miyim?
Televizyonu açmam seni rahatsız eder mi?
Dişlerini de fırçalaman gerekmiyor mu?
Yoksa sarhoş musun?
Umarım erken boşalma problemin yoktur?
Eski sevgilin yatakta benden daha mı iyiydi?
Onu özlüyor musun?
Buradaki ne böyle? Uçuk mu, sivilce mi?
Yatarken çoraplarını çıkarmaz mısın sen?
Tekrar mı tuvalete gitmen gerekiyor?
Arkadaşlarına hakkımda ne anlatacaksın?
Beni seviyor musun?
Ne zaman birlikte yaşamaya başlayacağız?

Rehber Sitenizin 615 hikayesini yazabilirsiniz.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here

Aman Acele Etmeyin – İlk Gece



Sipariş ver
Ebook + Penis Buyutme Teknikleri Gorsel Egitim Seti


“Aman aceleye getirme!” uyarısı, yüzde doksan dokuz kulak ardı edilecektir. Nice zamandır hayalini kurup dört gözle beklediğiniz bu işi gerçekleştirmek için acele etmenizden doğal bir şey olamaz. Sizi kaygılandıran noktaları bir an önce çözümleyip geride bırakmayı istemek de doğaldır. Kaç zamandır kafanızı kurcalayan “acaba”lara bir an önce çözüm bulmak için sabırsızlanmaktan daha doğal bir şey de olamaz. Kısacası, ağırdan almak konusundaki tüm uyarı ve kararlara karşın duyduğunuz kaygı, merak ve heyecan büyük bir olasılıkla sizi evliliğin ilk cinsel birleşmesinde aceleci olmaya itecektir.

Sonucun nasıl çıkacağı önceden kestirilemez. Belki hiç pürüz çıkmadan doyuma ulaşacaksınız, belki de çeşitli pürüzlerle karşılaşacaksınız.

Kadının ilk cinsel birleşmeye (koitus) karşı duyduğu tipik, yaygın tepki bir düş kırıklığıdır: “Bunca lafını duyduğum şeyin olup olacağı bu muymuş?” Bu kadın ilk cinsel birleşmesinde büyük bir olasılıkla orgazm olmayacaktır. Erkeğin tipik tepkisi, çok çabuk orgazm olarak erken boşalmaktır (zamansız ejakülasyon).

Gene tipik olarak, hem kadın hem de erkek büyük bir ihtimalle, kendilerinde bir eksiklik olduğuna inanarak suçluluk duygusuna kapılacaklardır ki bu tamamen yersizdir.

Ne var ki burada bir ayrıma parmak basmak gerek: aynı sorunlar evlilik ilerlediği halde düzelmiyor, sürüp gidiyorsa o zaman eşlerin cinsel yaşantısında gerçek bir aksaklık var demektir. Yürümeye yeni başlamış bir çocuğu ele alalım. Adımları sarsaktır, sendeler, düşer, kalkar gene sendeler, üzülür, gene dener. Ve sonunda yürümeyi başarır. Gelgelelim aynı çocuk üç, dört yaşında hâlâ bir yaşındaki gibi “sendeliyorsa”, durum değişir.

Yeni evlenen çiftlerin çoğunluğu birbirlerine alışmamışlardır, alışmaları gerekir. Birbirlerinin neyi sevip sevmediklerini, vücutlarının ritmini öğrenmeleri gerekir. Dans etmeye de benzer iki vücudun birbirine uymayı öğrenmesi, ilk birleşmede eşlerin ikisinin de güvensiz olması doğaldır. Bu güvensizliğin doğal olduğunu bilirseniz gerginliğiniz, korkularınız azalabilir ki bu da çok önemlidir. Çünkü bir kez, “Eyvah, bir bozukluk var,” diye korkuya kapıldınız mı gerçek bozuklukların baş göstereceğinden emin olabilirsiniz.

Kadın bundan önce hiç cinsel birleşmede bulunmamışsa, onun bakireliğinin sona erecek olması nedeniyle hem kendinin hem de eşinin kaygı duymaları ve gerilim içinde olmaları da olağandır. Kadının gerginliği çoğunlukla vajina girişindeki kasları büsbütün sıkıp büzer. Sinirlerimiz gerilince boyun, boğaz, omuz kaslarımız sıkışmaz mı? Bu da böyle bir sıkışmadır işte. Kimi zaman gerginliğimizi fark edebilirsek kaslarımızı kendi kendimize, bilinçli olarak gevşetebiliriz. Kimi zaman da kaslarımıza söz geçiremeyiz.

“İlk gece”de cinsel birleşme sırasında gelinin geleneksel olarak çektiği can acısının başlıca nedeni vajina girişindeki kasların aşırı sıkışıp gerilmesidir. Vajinaya giriş (penetrasyon) yapmaya çalışan erkek cinsel organı penis bu işi gerçekleştirebilmek için vajina girişini zorladıkça kadın can acısı duyacaktır, işte bu kasları kadın bilinçli olarak, bir dereceye kadar gevşetip gevşek tutabilir. Başarılı bir ilk gece yaşamak isteyen kadınlar, evlenmeden önce bu kasları büzüp gevşeterek alıştırma yapmalıdırlar, ilk birleşmenin heyecanı sırasında bu alıştırmaları hatırlayıp uygulayabilirlerse ilk penetrasyon sırasında daha az can acısı duyacaklardır.

Kadının aşırı gerginliğini önlemek için yapılabilecek olan başka bir şey de kızlık zarı (himen) konusundaki masalları açıklığa kavuşturmaktır.

Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

Âdet sırasında tampon kullanan genç kızlarda zar gevşemeye alışmıştır. Buna rağmen genç kız, ilk birleşmede çocukluktan kalan “iyi bir kız” olma isteği nedeniyle kendini bilinçsiz olarak gerebilir.

Biz dönelim ilk geceye. Kaslarını kendi kontrol etmeyen kadının ilk birleşme sırasındaki heyecan arasında iyice gerginleşmesi doğaldır. Üstelik normal olarak cinsel heyecanlanma sırasında vajinanın iç duvarlarının sızdırdığı kayganlaştırıcı, nemlendirici salgılar da bu gerginlik yüzünden iyice kıtlaşacaktır. Bu yüzden kızlık zarı, normalde olduğundan çok daha kalın ve gergin duracaktır.

Bu da erkeğin penetrasyonu gerçekleştirebilmek için aşırı güç ve baskı kullanmasını gerektirecektir. Böyle bir durum eşlerin ikisi için de ürkütücü bir durumdur! Kadın saldırıya uğramış gibi olurken erkek üstüne düşeni başarabilmek uğruna sevdiği kadına ıstırap vermek zorunda kalarak dehşete kapılabilir.

Birleşmeye biraz ara vermek, konuşmak, dinlenmek, birbirinizi yüreklendirmek kimi durumlarda başarıyı kolaylaştırabilir. Biraz krem kullanmak da yarar sağlayabilir. Bu arada erkeğin kaygı ve sinir gerinliği yüzünden tam erekslyon (penisin dikleşip sertleşmesi) olmaması ilk gecelerde sık sık rastlanan bir durumdur. Bu erkeği müthiş sıkar ve üzer, çünkü bu konu güven ve gururunun kökeni olan erkekliğiyle ilgilidir. Erkekliğinin sıfıra indiğini hisseder. Ama paniğe ve iktidarsızlık duygusuna kapılmamak için bilinçli çaba harcaması şarttır. Yoksa duygusal ve cinsel yönden soğuklaşıp uzaklaşabilir.

Eşlerin ilk birleşmeler sırasında düşebilecekleri en ciddi yanılgı herhangi bir nedenle soğukluğa kapılıp duygusal yönden birbirlerinden uzaklaşmaktır. Böyle bir tutum, kişinin kendi kendini ve karşısındakini suçlamasına yol açar. Gerginliği artırır ve yeni başarısızlıklara yol hazırlar. Böyle bir durumda kişinin kendi kabuğuna çekilmesi de yanlıştır. Sevgi, anlayış ve hoşgörüye her zamandan çok ihtiyaç vardır.

Sımsıkı sarılışmak. Öpüşmek. Okşamak. Sevmek. Tatlı, yüreklendirici, umutlandırıcı sözler fısıldamak, yapılması gerekenler bunlardır. Sizin kişisel olarak yapmanız gereken ilk ve başlıca şey de şunu hatırlamaktır: Bu ilk sevişme yalnızca bir başlangıçtır ve önsözdür, asıl öykü daha sonra gelecektir.

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.


View the original article here